• Egea Dünya Turu : Ural Dağları Resim 1 Ufa

    Devlet Petrol Üniversitesi gibi çok sayıda yüksek öğrenim imkanı olan Ufa, 600 yıl önceki haritalarda bile Başkırlar'ın şehri olarak işaretleniyormuş...

  • Eksi 27 ortalama ile kışı geçiren Ufa hava sıcaklığı, yaz aylarında ciddi şekilde yükselebiliyor... Tipik karasal iklim...

  • Dim, Ağizel ve Karaizel nehirlerinin arasına kurulmaş olan Ufa, Batı Avrupa'nın Tuna veya Sen nehirlerinin geçtiği birçok şehirden daha gelişmiş görünüyordu...

  • Dünyanın en büyük krom heykeli ve bir ülkenin simgesi olacak kadar saygıyla anılan Salavat Yulayev, Başkırların halk kahramanı, istiklal savaşçısıymış...

  • Kromdan yapıldığı için mi bilmiyoruz, fakat Egea'mızın krom çizgili panjurunun arkasında tepede flu kalan heykel, tam 222 yıl önce Büyük Rusya işgaline karşı savaşmış, sufi şair halk kahramanı Slavat Yulayev'e ait...

  • Rusya Federasyonu'nun en batısındaki ya da en uzağındaki en büyük veya en küçük şehirlerinde bile bulvarların (4 şerit gidiş 4 şerit geliş) genişliği, notlarımıza alındı...

  • Rusya'nın derinliklerine doğru yola çıkan ilk önden çekerli 4 kapılı binek otomobil, Egea, bakalım 80 Günde Devr-i Alem gibi bir rekora imza atabilecek mi?..

  • Tatar Tiyatrosu, Ufa'nın farklı kültürler için de bir barış şehri olduğunu vurguluyor...

  • Lale Mescidi'ni ziyaret ettiğimizde, sadelik ve modern duruş, enerjimizi yükseltiyordU... Yardım sever olmayanı avlularına bile sokmuyorlarmış...

  • Lale mescidinin mütevazı içi... İşi sadece ibadet olanlar için!..

  • Fotoğraftaki Mehmet isimli arkadaşımızın, biz Türkler'e ne kadar benzerdiğini söylememize gerek var mı?..

  • Moskova'dan sonra Rusya'nın gelir seviyesi en yüksek şehri Ufa, sadece modern şehir merkezinde değil, yeni yapılan sosyal alanlarıyla da zenginliğini gösteriyor...

  • Salavat veya Ar-Rahim ismi olacak yepyeni bir camiinin daha inşatıyla karşılaşırken, aklımıza Rusya'da müslümanlara çok iyi davranıldığı da geliyordu...

  • Yedi Kız heykeli, Ufa'nın Kapalı Çarşı'sının önündeki parkı süslüyor... Ve güzel su sesi akustiğiyle bize sanki "iyi yolculuklar"diliyordu...

  • Kuzeyden üneye birlerce kilometre uzanan ve Avrupa ile Asya'yı ayıran sınırı oluşturan Ural Dağları'nın güney eteklerinden geçmeye başlıyoruz...

  • Ural Dağları ve dolunay... Kazakistan kuzey steplerinden Kuzey kutbuna kadar 2.500 km boyunca yükselen bu sıra dağlara, "taş kemer" anlamında Türkler tarafından "Ural" denilmiş... Dolunay'da geçmek ise, çok keyifli idi...

  • Eski yol depoları, kış şartlarında yolları açmaya mı yarıyor?.. Yoksa, madenlerle dolu Urallar'ın yol üstü depoları mı?.. Bilmiyoruz, fakat Kazakistan'ın bu kadar yakınından geçerken, askeri hangar olabilecekleri de aklımıza geliyordu...

  • Kazakistan'a 100 km mesafeden geçerken, içimizde tuhaf bir duygu... Keşke Kazakistan'a da girebilseydik, diyoruz...

  • Egea Dünya Turu : Ural Dağları Resim 19 soy

    Kazak mı ve Rus mu, çocuklar ve gençler, şu ana kadar görmediğimiz şekilde bizlere, yani Türklere benziyor...

  • Sonsuz bozkırların başlangıcı, Ural dağlarının eteklerini geçer geçmez başlıyor... Sibirya'ya hoş bulduk...

  • Evlerin görüntüsü, bize ne kadar yakın... Sanki İç Anadolu'da, hatta Eskişehir'deyiz...

  • Sibirya başlasa da, Batı Rusya'da olduğu gibi devasa dönümlere sahip tarlalar devam ediyor... Şimdi hasat dönemi... Manzaralar, büyüleyici...

  • Hiç bir tarlarının yanından 10 dakika boyunca araç kullandınız mı?.. Tek bir tarladan bahsediyoruz... Bu buğdayın biçilmesi bile haftalar sürer...

  • Ural Dağları ve Kazakistan arasında büyük şehir hiç yok... Sadece tarım arazisi ve çok bozuk yollara rağmen nakliye trafiği...

  • Egea, gerçekten çok bozuk zemine rağmen, yorulmadan aksaklık yaşatmadan ilerliyor!.. Nazar değmesin!..

Kapat İkonu