Ufa'dan sonra Ural Dağları'nı aşıp artık Avrupa kıtasını terk ediyor ve gerçek anlamda Asya kıtasına geçiyoruz... Rusya'nın asıl toprağı ve bizim Trans-Sibirya heyecanımız da şimdi başlıyor!
Devlet Petrol Üniversitesi gibi çok sayıda yüksek öğrenim imkanı olan Ufa, 600 yıl önceki haritalarda bile Başkırlar'ın şehri olarak işaretleniyormuş...
Dim, Ağizel ve Karaizel nehirlerinin arasına kurulmaş olan Ufa, Batı Avrupa'nın Tuna veya Sen nehirlerinin geçtiği birçok şehirden daha gelişmiş görünüyordu...
Dünyanın en büyük krom heykeli ve bir ülkenin simgesi olacak kadar saygıyla anılan Salavat Yulayev, Başkırların halk kahramanı, istiklal savaşçısıymış...
Kromdan yapıldığı için mi bilmiyoruz, fakat Egea'mızın krom çizgili panjurunun arkasında tepede flu kalan heykel, tam 222 yıl önce Büyük Rusya işgaline karşı savaşmış, sufi şair halk kahramanı Slavat Yulayev'e ait...
Rusya Federasyonu'nun en batısındaki ya da en uzağındaki en büyük veya en küçük şehirlerinde bile bulvarların (4 şerit gidiş 4 şerit geliş) genişliği, notlarımıza alındı...
Rusya'nın derinliklerine doğru yola çıkan ilk önden çekerli 4 kapılı binek otomobil, Egea, bakalım 80 Günde Devr-i Alem gibi bir rekora imza atabilecek mi?..
Moskova'dan sonra Rusya'nın gelir seviyesi en yüksek şehri Ufa, sadece modern şehir merkezinde değil, yeni yapılan sosyal alanlarıyla da zenginliğini gösteriyor...
Salavat veya Ar-Rahim ismi olacak yepyeni bir camiinin daha inşatıyla karşılaşırken, aklımıza Rusya'da müslümanlara çok iyi davranıldığı da geliyordu...
Ural Dağları ve dolunay... Kazakistan kuzey steplerinden Kuzey kutbuna kadar 2.500 km boyunca yükselen bu sıra dağlara, "taş kemer" anlamında Türkler tarafından "Ural" denilmiş... Dolunay'da geçmek ise, çok keyifli idi...
Eski yol depoları, kış şartlarında yolları açmaya mı yarıyor?.. Yoksa, madenlerle dolu Urallar'ın yol üstü depoları mı?.. Bilmiyoruz, fakat Kazakistan'ın bu kadar yakınından geçerken, askeri hangar olabilecekleri de aklımıza geliyordu...